KULÜPLER BİRLİĞİ VAKFI DERHAL FESH EDİLMELİDİR!
58. maddedeki değişklik önerileri, kulüplerin yalandan birliği ve hatta kendi kulübünü 7 suçlu unsur arasına koyup diğer "malum takımı" da bir ağız ishali ile "biz"leştiren "başkan"ımız sayesinde gecemiz gündüzümüze, insanımız insanımıza düştü yine...
Öncelikli olarak Demirören'in o vakfın başkanlığından istifası gelmişti aklımıza. Orada "başkan" olarak durdukça, asli "başkanlığını" unutuyor yine diye düşünmüştük.
Fakat biraz soluklanınca, bu vakıfın mevcut endüstrinin hem hukuksal hem de yapısal durumuna oldukça fazla müdahale edebilen bir yapı olduğunu hatırladık...
Başında başkanlık edecek bir insanın olmasını bırakın, böyle bir vakfın varolmasının, "abesle iştigal " olduğu kanaatine vardık nihayetinde...
Nasıl mı? Buyrun anlatalım...
Öncelikle vakfı bir tanıyalım... Kimdir, nedir, neden kurulmuştur? Neyi yapmayı taahhüt eder? Ne faaliyetler önerir? Bunları yaparken kendisine nasıl bir alan ve yetki sınırı çizer? Vakıf senedinde yazıyor tüm bunlarla ilgili bilgiler... Önce aşağıdaki linkte bulunan Vakıf senedini bir okusun herkes ;
http://kuluplerbirligi.org/kulupler-birligi/vakif-senedi/
Yukarıdaki linkin tamamını okuduysak, vakfın amacından başlayalım kelamımıza...
VAKFIN AMACI
Madde 3- Türkiye Süper Liginde yer alan spor kulüplerinin bir araya gelerek kurmuş olduğu vakfın amacı, Türk Futbolunu ve Spor kulüplerini geliştirmek, Türkiye Futbol Liglerinin asli unsurları olan spor kulüpleri arasında dayanışmayı ve dostluğu sağlamak, böylelikle Türk Futbolunu Avrupa ve Dünya Futbolu içinde hak ettiği seçkin yere ulaştırmak,
"Bu kadar yuvarlak ve yanlış tanımlanmış bir amaç üzerinden, bu vakfın sağlıklı işler üretebilecek bir yapı olmasını beklemek doğru mudur?" diye soralım kendimize ve "alayına"....
Denilmiş ki; "Türk Futbolunu ve Spor kulüplerini geliştirmek, Türkiye Futbol Liglerinin asli unsurları olan spor kulüpleri arasında dayanışmayı ve dostluğu sağlamak"......
Peki bunlar mı olmuştur bu vakfın pratiğinde?
Maalesef zıt alaka işler olmuştur...
Kuruluş tarihi olan 2008 yılından beri bu kulüpler birliği vakfının adının karıştığı tüm süreçler,
-bu vakfı oluşturan spor kulüplerinin kavga etmesi,
-birbirinin kuyusunu kazmaya çalışması ve her daim çıkmaz yollara sapacak işler üretmesi,
-tüm işlerde son raddeye gelindiğinde ise bir oldu bitti ve goygoy süreci ile "faydasız ve genellikle gücü olanın işine yarayan" kararlara imza atılması ile sonlanmıştır.
Bırakın Türk futbolunu "Avrupa ve Dünya Futbolu içinde hak ettiği seçkin yere ulaştırmak" hedefini, daha da büyük bir kaos ve gerilemenin içine sürüklemiştir yap(ama)dığı işlerle bu vakıf...
Peki nedir bu pratikte yapmadığı ama kendine kağıt üstünde konu edindiği işler? Ve bu işleri üretmeyi hedefledikleri faaliyet alanları?
Şöyle deniyor;
VAKFIN FAALİYETLERİ
Madde 4- Vakıf yukarıda belirtilen amacına uygun olarak aşağıda sayılan faaliyetlerde bulunabilir;
- Devletin yükünü azaltacak şeklide; ülkemizde futbolun gelişmesi için araştırmalar yapmak, alt yapı ve tesisler oluşturmak, gençlerin spora ve futbola teşvikleri için, yurt içinden ve yurt dışından eğitmenler getirip, seminer, konferans ve paneller vermek ve spor faaliyetleri düzenlemek, bu konuda gerekli girişimlerde bulunmak.
- Gençleri başta futbol olmak üzere spora teşvik etmek, bu amaçla tesisler kurmak ve işletmek, turnuvalar düzenlemek,
- Türkiye Futbol Federasyonu’ nda Süper Lig Futbol takımlarının iyi temsil edilmesini sağlamak,
- Türkiye Futbol Federasyonu Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ve ilgili kamu kuruluşları ile yapılacak protokol görüşmelerine öneriler sunmak ve özellikle stadların ve serbest girişim kartlarının düzenlenmesine katkıda bulunmak,
-Stadların güvenliği için idari organlarla üst düzeyde işbirliği ve koordinasyon sağlamak
—Ülkemizde futbolun gelişmesini temin amacıyla kamuoyu oluşturmak, uygulamadaki aksaklıkların düzeltilmesi için ilgili makamlara başvurmak, yasal düzenlemelerin hazırlanması için çalışmalar yapmak ve yasa koyucuya öneriler götürmek
- Türk Futbolunun uluslar arası platformda tanınmasını sağlamak amacıyla yurt dışında şube ve birimler açmak,
-Türk Futboluna ve Spor kulüplerine hizmet amacıyla projeler hazırlamak, uygulamaya geçirmek.
-Sporda Şiddetin önlenmesine yönelik projeler hazırlamak, uygulamak, eğitimler düzenlemek
Şimdi bir aklı selim vatandaş izah edebilir mi bu 3 satır yazıda belirlenen faaliyet hedeflerini? Neresinden başlasak ki?
Öncelikli olarak bir ülkenin spor kulüplerinden oluşan bir vakfın faaliyetlerini tanımlamak için yazılan metnin ilk cümlesi, "Devletin yükünü azaltmak" ifadesiyle başlayabilir mi?
Buradan hiç kıvırtmadan, yalpalamadan, bu işler devlete yük olarak gelmeye başlamış, bunun sonucunda bu işin içindekilere vakıf kurdurmuş, "bu işlere de siz bakın, bizim de yükümüz hafiflesin" yönlendirmesinde bulunulmuş anlamı ve gerçeği ortaya çıkmaz mı?
Aynen bu çıkar...
Dolayısıyla baştan bu vakıf devlete, yani devlet adına hüküm veren hükümete göbekten bağlı bir vakıf ve hükümet politikalarının nihayi yönü vereceği ve kendisiyle kesinlikle çeliştirmeyeceği bir yapıdır.
Peki ikinci satıra ne demeli?
ülkemizde futbolun gelişmesi için araştırmalar yapmak, alt yapı ve tesisler oluşturmak, gençlerin spora ve futbola teşvikleri için, yurt içinden ve yurt dışından eğitmenler getirip, seminer, konferans ve paneller vermek ve spor faaliyetleri düzenlemek, bu konuda gerekli girişimlerde bulunmak.
- Gençleri başta futbol olmak üzere spora teşvik etmek, bu amaçla tesisler kurmak ve işletmek, turnuvalar düzenlemek,
Kulüpler birliğinin temel faaliyetleri arasında gösterilen bu madde ile ilgili, yazıyla "bir" rakamla "1" tane iş gösterilebilir mi pratikte yaptığı?
Pisliği üzerinden akan bu futbol endüstrisine, bu yukarıda saydığı işlerden 1 tane numunelik iş kazandırabilmiş midir bu vakıf?
Aksine kirli düzenin en ateşli kavgalarının yapıldığı, pazarlıkların borsa simsarlarını aratmayacak düzeyde çetrefilli hale geldiği, değil gençleri 50-60 lık insanları bile futboldan soğutacak tartışmalar ve çözümsüzlüklerin fotoğrafını verdiği bir yer olmak dışında bir tane işe imza atmış mıdır kulüpler birliği vakfı?
Varsa yoksa "bir" gibi görünüp kendi kendilerini "bir-bir" tepelemeye gayretle meşgul olmuşlardır bu vakfın üyeleri... Hem de bunu kendilerini, kendi kulüplerindeki binlerce taraftarı, "temsil etsin" diye seçilen ağababa kulüp başkanları yapmışlardır.
Temsil demişken, bu faaliyetlerin içinde 3. satırda deniyor ki;
- Türkiye Futbol Federasyonu’ nda Süper Lig Futbol takımlarının iyi temsil edilmesini sağlamak,
- Türkiye Futbol Federasyonu Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ve ilgili kamu kuruluşları ile yapılacak protokol görüşmelerine öneriler sunmak ve özellikle stadların ve serbest girişim kartlarının düzenlenmesine katkıda bulunmak,
-Stadların güvenliği için idari organlarla üst düzeyde işbirliği ve koordinasyon sağlamak
Nasıl bir temsil faaliyetini hedef almışlardır okuyun ve görün... Ve tabii bir de soluk alıp düşünün.
Federasyonda bir spor kulübünü temsil etmek ne demektir? Yolu yöntemi nasıldır?
Federasyonda temsil denilen şey, adaylık ve seçim süreçleri ile yapılmaktadır. Kulüpler federasyonda kendilerini, delegeleri aracılığı ile temsil ederler. Bu yolla iyi temsil edilemediklerini düşünen bir kulüp mü var Türkiye'de ki bunu da yapabilmek için bir "birlik vakfı"na ihtiyaç duyuldu?
"Bizim Federasyon delegelerimiz kendi kulübümüzü iyi temsil edemiyor, o yüzden bu vakıfta bir araya geleceğiz ve diğer kulüplerle birlikte kendimizi federasyonda daha iyi temsil edeceğiz."
Bu mudur gerçekten bir amacı da bu vakfın?
Hayır... Tam da devamında yazdığı gibi, "karar mercii" sayılabilecek daha üst düzey mecralarda, "işini kotarma" sürecini hızlandıracak, bakanlıkta, genel müdürlükte alınacak bir takım kararlarda yön verici olabilmenin imkanına kavuşmaktır asıl neden.
Hele ki bir de stadların düzenlenmesi ve serbest girişim kartlarını düzenlemesi işi var ki resmen "biletçilik" anlamına geliyor... Arkasından da valilik ve emniyetle stad güvenliği koordinasyonu ekleniyor. Kendi stadlarından sorumlu kulüpler, bunu ortak sorumluluk karinesi içine alıp, stadlarda olabilecek tüm güvensiz ortamlarda, suç bölüştürme imkanına sahip oluyor bu vakıf faaliyet hedefiyle...
Bir de bu görünen köyü, şu aşağıdaki faaliyet hedefini de ekleyerek, biraz daha puslu, biraz daha flu hale getirmenin yoluna bakıyor bu vakıf. Ne diyor bakın,
—Ülkemizde futbolun gelişmesini temin amacıyla kamuoyu oluşturmak, uygulamadaki aksaklıkların düzeltilmesi için ilgili makamlara başvurmak, yasal düzenlemelerin hazırlanması için çalışmalar yapmak ve yasa koyucuya öneriler götürmek
58. madde çalışmaları kapsamında, ne kadar "başarılı" yaptıklarını gördük bu faaliyet hedefini...
Sıçtılar sıvadılar elhamdülillah...
Resmen birbirlerinin boğazına yapışıp, 1 saat içinde alayı birbirini sattı... Yasa koyucu da zaten en başında bu işleri bu vakıfa satmıştı, "yükümüz ağır" hesabı...
Eee... Nasıl bir faaliyet hedefi kardeşim o zaman bu?
Dostlar alışverişte görsün...
Alışveriş demişken... Vakıf bu yukarıda anlatılan faaliyet hedeflerine ulaşmak için bakın ne işler yapmaya-yapabilmeye yetkilendirilmiş;
VAKFIN AMACINI GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN YAPABİLECEĞİ İŞ VE İŞLEMLER
Madde 5- Vakıf gayesine ulaşmak için yasal sınırlamalar dışında, miktar ve değeri kısıtlanmamış taşınır ve taşınmaz mallara tüm ayni haklara bağış, vasiyet, satın alma, leasing, kredi alarak ve kiralama suretiyle sahip olmaya ve kullanmaya, kiraya vermeye, vakıflara ilişkin yasa hükümleri uyarınca sahip olduklarını satmaya, devir ve ferağ etmeye, gelirlerini almaya ve harcamaya, vakıf malvarlığına giren bir ya da birden çok taşınmaz mal veya gelirlerini bir ya da bir çok kez yatırımda kullanmaya, vakıf amaç ve hizmet konularına aykırı olmamak koşulu ile yapılacak bağış ve vasiyet, satın alma ve diğer yollarla mal ettiği taşınır ve taşınmaz malları ve paraları yönetim ve tasarrufa, menkul değerleri almaya ve vakfın amacı doğrultusunda bunları değerlendirip satmaya, vakfın amaçlarına benzer çalışmalarda bulunan yurtiçi ve yasal izin alındığında yurt dışındaki vakıflar, gerçek ve tüzel kişiler ile işbirliği yapmaya, kamu kurum ve kuruluşları dışındakilerden yardım almaya, bu yardımı sağlamak için anlaşmalar yapmaya, taşınmaz malların irtifak, intifa, sükna, üst, rehin, ipotek gibi mülkiyetten gayri ayni haklarını kabule, bu hakları kullanmaya, olan ya da olacak gelirleri ile kuracağı sözleşmeler için taşınır ve taşınmaz malların rehin ve ipoteği dahil her türlü güvenceleri almaya, geçerli banka kefaletlerini kabule, vakfın amaç ve hizmet konularını gerçekleştirmek için gerektiğinde ödünç almaya, kefalet, rehin, ipotek ve diğer güvenceleri vermeye, vakfın amaç ve hizmet konularına uygun olarak yürütülen ve yürütülecek projelerden ve her türlü çalışmalardan gelir elde etmeye ve vakfa gelir sağlamak amacı ile olağan işletme ilkelerine göre çalışacak iktisadi işletmeler, ortaklıklar kurmaya, kurulu olanlara iştirake, bunları doğrudan işletmeye yada denetimi altında bir işletmeciye işlettirmeye, vakfın amaç ve hizmet konularından birinin yada tümünün gerçekleştirilmesi için yararlı ve gerekli görülen girişim, tasarruf, mal edinme, inşaat ve benzeri sözleşmeleri yapmaya, vakfın amaçları ve hizmet konularının gerçekleştirilmesi için bankalarla kredi sözleşmesi akdetmeye, vakfa ait marka ve logo tesciline, bu marka ve logo ile ilgili tasarrufta bulunmaya, vakfın adı, logosu, markası, önde gelmek üzere sponsorluk anlaşmaları ve marka ile ad kullanım hakkı sözleşmeleri yapmaya, vakıf amaç ve hizmetlerine uygun olarak gerekli yasal koşulların yerine getirilmesi kaydı ile üyelere ve kamuoyuna bilgi vermeye yönelik vakfın etkinlikleri ve spor ile ilgili alanlarda eğitici, aydınlatıcı süreli ya da süresiz yayınlar yapmaya, bu amaç ve gelir getirmek için yarışmalar, gösteriler, konferanslar, seminerler, açık oturumlar, kurslar düzenlemeye yada katılmaya, Amacına ulaşmak için yurtiçinde yada yurtdışında ticari şirketler, yatırım ortakları kurmaya, veya kurulmuş ticari şirketler, yatırım ortaklıklarına katılmaya, ve yasaklanmamış her türlü ticari faaliyette bulunmaya, yasalara uygun lokal, açık ve kapalı spor alanları, kamp ve konaklama tesisleri, her türlü yapı ve arsaları almaya, satmaya, kiralamaya, kiraya vermeye ve yapmaya, yurtiçindeki ve yurt dışındaki sporla ilgili dernek, şirket ve kuruluşlara üye olmaya, üyelikten ayrılmaya Türk Medeni Kanununun 48. Maddesinde belirtildiği üzere izinli ve yetkilidir. Vakıf bu yetki ve gelirlerini Türk Medeni Kanunu ile yasaklanan maksatlarla kullanamaz.
Sanırsınız ki Anonim Şirket...
Arkadaş; "para, kar, alım-satım, işletme, yatırım, yatırım ortaklığı, iktisat, marka" gibi bir dolu şeyden bahsetmiş bir "yapılabilecek işler" listesinden, "Türk futbolunun hale yola koyulabilmesi" için nasıl bir hizmet beklenebilir ki?
İş döner dolaşır, ya türk futbolunu alıp-satmaya, ya da anlaşamazlarsa son tahlilde birbirlerini satmaya gelir dayanır...
Yalan desin hadi birileri... Öyle olmadı mı yani göz göre göre?
Gerisi de zaten bir dolu fasa fiso...
İşin vahim tarafı ise bu işin altındaki gerçeği hiç kimse görmek istemedi... Hep üstünden atladı... Taraftar kısmının birbirine girmesine kadar ayaklar altına alındı süreç..
Biz hatırlatalım yine...
2007 yılında "3813 SAYILI TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN'UN BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞTİRİLMESİNE DAİR KANUN TASLAĞI" yayınlanmıştı...
Bu kanun taslağı FIFA'nın o tarihte 3813 sayılı yasayı incelemesi ve türk spor camiasına "alayınızın aklını alırız" diye ayar vermesi sonrası hazırlanmıştı.
İşte bu "kulüpler birliği vakfı" işi de bu taslakta ilk defa dillendirilmiş ve sonrasında da kurdurulmuştu..
"Pislikli İşler"de, sorumluluğu bölüştürmenin kolay yolu bulunmuştu.. Her türlü uyuşmazlık ve karar alma süreçlerinde at oynatabilmenin temeli de atılabilmişti.
Konunun detayları şuradan okunabilir.
http://www.futbolekonomi.com/index.php?Itemid=61&catid=119:kutlu-merih&id=829:tuerkiye-futbol-federasyonunun-3813-no-lu-yasada-deiim-tasla-fifa-ile-uyumlumu&option=com_content&view=article
Şöyle ki;
Bu kanun değişikliği taslağında iki yerde adı geçer "Kulüpler Birliği Vakfı"nın..
"UYUŞMAZLIK ÇÖZÜM KURULU
Madde 12 A -
Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, Federasyon Yönetim Kurulu tarafından belirlenecek Kurul Başkan'ı ile Kulüpler Birliği Vakfı'nın, Profesyonel Futbolcular Derneği'nin ve Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği'nin dört yıl için belirleyeceği beşer üyeden oluşur. Kurul'un on altı üyesinin en az beş yıllık mesleki tecrübeye sahip hukukçu olması şarttır.
Kurul, beş kişilik heyetler halinde uyuşmazlıklara bakar; kararlar oy çokluğu ile alınır.
Heyetler, kurulun başkanı ile, uyuşmazlığın konusuna göre, tarafları temsil eden vakıf veya derneklerce bildirilen üyeler arasından sıraya göre saptanacak ikişer üyeden oluşur.
Kurul, görevinde bağımsızdır. Kurul'un hiçbir üyesi Uyuşmazlık Çözüm Kurulu ve Tahkim Kurulu önünde herhangi bir tarafın vekili sıfatıyla görev yapamaz. Üyeler istifa etmedikçe veya istifa etmiş sayılmadıkça yerlerine yenisi atanamaz. İstifa eden veya istifa etmiş sayılan üyenin yerine, ilgili üyeyi atayan birlik veya dernek tarafından en kısa zamanda Kurul'a yeni üye bildirilir. Kurul başkanının istifası veya istifa etmiş sayılması halinde, Kurula, yukarıdaki esaslar çerçevesinde yeni başkan atanır."
Madde 14- 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'a 12 (B) maddesi eklenmiştir.
"UYUŞMAZLIK ÇÖZÜM KURULUNUN GÖREVLERİ
Madde 12 (B) -
Uyuşmazlık Çözüm Kurulu,
a) Kulüpler ile kulüpler,
b) Kulüpler ile futbolcular, teknik direktörler, antrenörler, oyuncu temsilcileri, masörler ve maç organizatörleri,
c) Oyuncu temsilcileri ile futbolcular, teknik direktörler, antrenörler,
arasında her türlü sözleşmeden doğan veya futbolla ilgili olan uyuşmazlıkları taraflarının başvurusu üzerine münhasır yetkili olarak inceler ve karara bağlar.
Uyuşmazlık Çözüm Kurulu'nun çalışma usul ve esasları talimat ile belirlenir.
Uyuşmazlık Çözüm Kurulunun kesinleşen kararları ilam hükmündedir."
"TAHKİM KURULU”
Madde 13-
Tahkim Kurulu, Federasyon Yönetim Kurulu tarafından belirlenecek Kurul Başkan'ı ve üç üye ile Kulüpler Birliği Vakfı'nın, Profesyonel Futbolcular Derneği'nin ve Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği'nin dört yıl için belirleyeceği birer üyeden oluşur. Anılan vakıf ve dernekler Kurul'a ayrıca birer yedek üye bildirirler. Kurul'un asıl ve yedek üyelerinin en az beş yıllık mesleki tecrübeye sahip hukukçu olması şarttır.
Kurul, görevinde bağımsızdır. Üyeler istifa etmedikçe veya istifa etmiş sayılmadıkça yerlerine yeni üyeler görevlendirilemez. Üyenin istifası veya istifa etmiş sayılması halinde ilgili üyeyi atayan vakıf veya dernek en kısa zamanda Kurul'a yeni yedek üye bildirir. Kurul başkanının istifası halinde Kurula, yukarıdaki esaslar çerçevesinde yeni başkan atanır.
Kurul'un üye tam sayısı yedi, toplantı yeter sayısı ise beştir. Kararlar toplantıda hazır bulunan üyelerin oy çokluğu ile alınır. Oyların eşitliği halinde Başkan'ın oyu belirleyicidir."
Madde 16- 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Tahkim Kurulu'nun Görevleri" kenar başlığını taşıyan 14. maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
"TAHKİM KURULU'NUN GÖREVLERİ”
Madde 14-
Tahkim Kurulu,
a) Federasyon ile kulüpler, hakemler, futbolcular, teknik direktörler ve antrenörler arasında çıkan ihtilaflar hakkında Yönetim Kurulu tarafından verilecek kararları,
b) Disiplin Kurulları kararlarını,
c) Uyuşmazlık Çözüm Kurulu kararlarını,
taraflarının itirazı üzerine inceleyerek kesin olarak karara bağlar.
Tahkim Kurulu'nun çalışma usul ve esasları talimat ile belirlenir.
Tahkim Kurulu'nun yargı yetkisi kapsamına giren uyuşmazlıklarda adli yargıya müracaat edilemez. Tahkim Kurulu kararları kesindir ve ilam hükmündedir."
Uyuşmazlık Kurulu, bu kirli endüstrinin içinde yer alan tüm unsurların içinde "çözüm" üretir.
Tahkim kurulu da "geri dönülmez şekilde" bu "çözüm" hakkında "karar" alır..
Yani kıssadan hisse,
AR DEĞİL KAR DÜNYASI!
Danışıklı döğüşün kar meydanı yani..
Danışıklı dövüş: Önceden aralarında bir anlaşma olduğu hâlde, sanki böyle bir anlaşma yokmuş gibi davranarak başkalarını aldatmak. Kısadan "şike" yani..
Bu duruma "şike şike" katlanmak zorunda olan futbol endüstrisinin asli unsuru "taraftar" kısmının içinde bulunduğu yer ise olsa olsa "kör döğüşü meydanı" olarak kalmaya mahkumdur.
Görüldüğü gibi bu asli yürütme mekanizmasına Kulüpler Birliği Vakfı, Profesyonel Futbolcular Derneği ve Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği birer üye önerir. Bunlardan Profesyonel Futbolcular Derneği ve Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği amiyane tabirle "fasulyeden" derneklerdir. Etki alanları cürümleri kadardır.
Ama Kulüpler Birliği Vakfı bunlardan etkisi anlamında ayrılır.
PEKİ NE YAPMAK LAZIM?
El Cevap;
KULÜPLER BİRLİĞİ VAKFI DERHAL FESH EDİLMELİDİR!
BU İŞİN SİYASETİNİ DE, KANUN UYGULAMASINI DA, GEREKLERİNİ DE DEVLET VE BU AMAÇLA TANIMLANMIŞ OLAN ÖZERK FEDERASYON YAPMALIDIR.
İSTEYEN KULÜPLER DE ZATEN KENDİNİ BU ALANLARDA (DEVLET VE FEDERASYONDA) TEMSİL ETME HAKKINA SAHİPTİR.
BU VESİLEYLE, "TÜRK FUTBOLUNDA BİRLİĞİ SAĞLIYORUZ AYAĞINA" BİR SÜRÜ BOKLU PÜSÜRLÜ İŞİN İÇİNE GİRİP GİRİP, KENDİ ETTİĞİNİ YİNE KENDİ İNSİYATİFİ İLE TEMİZLEME İMKANI BULUNABİLEN, AMA O DERECE BECERİKSİZ OLMALARI NEDENİYLE BUNU BİLE YAPABİLECEKKEN BİRBİRİNE GİRİP İTİŞEN KAKIŞAN KULÜPLERİN, BİRLİK ADI ALTINDA BİR "VAKIFA" İHTİYACI YOKTUR.
DERHAL BU TİYATRO PERDESİ YIKILMALI VE VİRAN EYLENMELİDİR.
TÜRK FUTBOLUNUN SAHTE BİRLİKLERE-REKABETLERE DEĞİL, EZELİ GÖNÜL BİRLİKLERİ VE REKABETLERİNE İHTİYACI VARDIR.
BU SAYEDE BELKİ DE, KULÜPLERİN "BAŞKANLARI" DA SADECE VE SADECE KENDİ KULÜPLERİNİ TEMSİL ETMEK VE UÇURUMLARA DÜŞÜRMEMEK OLAN ASLİ GÖREVLERİNE 4 ELLE SARILABİLİRLER.
ACİLEN KULÜPLER BİRLİĞİ VAKFI FESHEDİLMELİDİR!
TÜRK FUTBOLUNUN FUTBOLSEVER OLABİLMESİ İÇİN, KULÜPLER BİRLİĞİ VAKFINA İHTİYACI YOKTUR!
SONBARİKAT
|