Follow us on Twitter
İYİ İNSAN OLMADAN İYİ BEŞİKTAŞLI OLUNMAZ !!!
                                                           Hayatta Beşiktaş
SonBarikat
SEMTİN SESİ
Perşembe, 25 Şubat 2010 13:25

ARMAN DELİOĞLU

BAŞIN ÖNE EĞİLMESİN KARTALIM

"Başın öne eğilmesin
Aldırma Kartal aldırma
Ağladığın duyulmasın
Aldırma Kartal aldırma"

Başımız eğik şu günlerde, içimiz kan ağlıyor. Aldırmamak mümkün mü? Aldırıyoruz ister istemez. Koskoca Beşiktaşımız ne durumda; Şampiyonlar Ligi’nden elenmiş, UEFA’da yok, Türkiye Kupası’nda gruplardan bile çıkamamış, Süper Lig’de neredeyse havlu atmış konumda... Bunlar senin eserin sayın Mustafa Hocam. Gurur duyuyor musun eserinle? Her maçtan sonra çıkıp medya karşısında “aynı nakarat hep aynı aynı” şarkısını söyler gibi beyanlarda bulunup, bahaneler arayan sen değil misin? Ha, az daha unutuyordum, bir de medyum Memiş gibi kahinliğin var. “Hala şampiyonluk şansımız sürmekte” diyorsun. Bakalım ne kadar sürecek sığındığın son kehanet.Yapma be hocam, çocuklar bile inanmıyor artık...

“Geçen sene Denizli şampiyon yaptı” diyecek bazı insanlar, “ayıp değil mi bu yaptığın, hocaya niye bu kadar eleştiride bulunuyorsun.” Haksız da değiller, ama madalyonun öbür yüzüne bakmadan beni tenkit etmesinler. Evet, geçen sezon Mustafa Hocam Beşiktaş’ı şampiyon yaptı; yaptı ama Ertuğrul Sağlam hocamızdan aldığı, onun eseri olan takımı. Fenerbahçe’ye iki maçta yenilmiş, Galatasaray’a Ali Sami Yen’de yenilmiş, İnönü’de yenmiş, Trabzon’la berabere kalmış. 5 büyük maçtan 4 puan çıkarmış. Başarıysa bu, beraber alkışlayalım hocayı. Rakiplerimiz kötüydü ve biz kötünün iyisi olarak şampiyon olmuştuk. Tek başarısı vardı hocanın, o da Türkiye Kupası’nı Fenerbahçe’yi yenip kazanmasıydı. Yoksa o seneki şampiyonluğu çoğumuz içimize sindiremeyecektik. Düşünebiliyor musunuz Fener’e 3 maçta da mağlup olduğunuzu...

Gelelim bu sezonun başına. Hocamız çeşitli bahanelerle gitmeyi düşünmedi mi? Hiç sordunuz mu kendinize, neden diye? Şu anki konumumuzu düşünün, hiçbir kulvarda yokuz, sadece lig kalmış, onda da bana kalırsa şampiyonluk hayal oldu, gitti. Hoca bazı şeyleri kendi de biliyordu, o nedenle bırakmak istedi. Tabiri caizse kaçmak... Elbette tek suçlu Mustafa Denizli değil. Başka bir teknik direktör olsaydı, şu ana kadar çoktan bileti kesilmişti bile. Bunları daha evvel yaşamadık mı? Beşiktaşımız bu kadar kötü bir sezon geçirmediği halde hocaya bu kadar tahammül niye diyeceksiniz. Sırf geçen sene şampiyon yaptı diye mi diyet ödüyoruz?

Şampiyonluk bu sene sadece bir hayal. Umarım yanılırım, çünkü ben Denizli gibi kahin değilim. Var olan gerçek şu ki, Antep’te bırakılan 3 puan ve sonrasında Galatasaray beraberliği ile yolumuz hayli karardı. Karamsar olabilirim ama görünen köy kılavuz istemez. Sezon sonunda Mustafa Hocayla muhtemelen bitirilecek. Artık bu saatten sonra bırakması da fayda getirmez, olan oldu. Bundan böyle yapacağımız tek şey, taraftar olarak Beşiktaşımızı sonuna kadar desteklemek. Başka çaremiz yok!

Bir teveccühüm de sayın başkanımız Yıldırım Demirören’e. Her şeyden önce Beşiktaş’a 3. kere başkan seçildiniz, size ve yönetiminize hayırlı uğurlu olmasını dilerim. Sayın başkanım, ne kadar Beşiktaşlı olduğunuzu tahmin edebiliyorum. Ailece Beşiktaş tutkunu ve aşığısınız. Belki bizden kat kat üzgünsünüzdür. Kulübün durumundan dolayı size kızdığımız ve sizi istifaya çağırdığımız günler oldu. Bunlara, tribünlerde normal olan olaylar olarak bakın lütfen. Taraftar da istemez başkanına bu sözleri sarf etmeyi, hele ki Beşiktaş taraftarı.

Beni çok üzen durum, eşinizin yanında size yapılan sözlü fiili saldırı. Böyle bir zihniyete sahip olan kişiler asla Beşiktaşlı olamazlar ve bunu aklı başında, gerçek Beşiktaş ruhuna sahip insanlar kesinlikle tasvip etmezler. Size sarf edilen o çirkin sözler sadece size değil asırlık Beşiktaş kulübüne de yapılmış gayrimeşru bir saldırıdır. Bu tür kişilerin Beşiktaş tribünlerinde asla yeri yoktur. Beşiktaşlılıkla bağdaşmaz bunlar. Onlar adına sizden ve eşiniz Revna Hanımdan özür dilemek her Beşiktaşlının boynunun borcu olmalıdır.

Beşiktaş çok büyük bir camiadır. Taraftarıyla, yönetimiyle, futbolcularıyla kenetlenerek bu zor günleri aşacak, Beşiktaş kendi ruhuna yakışacak şekilde oynayacak, nice şampiyonluklara ve kupalara kucak açacaktır. Gün birlik ve beraberlik günüdür. Hep beraber el ele, omuz omuza... Güzel günler göreceğiz çocuklar. Gün gelecek her yeri tekrardan siyah-beyaz renklere boyayıp, bayraklarımızla donatacağız. Başımız dimdik... İnanın buna, tüm kalbinizle inanın...

Not: Ayın şarkısı Denizli hocamıza armağan olsun, “aynı nakarat hep aynı aynı”. Her maçtan sonra verdiği demeçlerden dolayı.

Arman Delioğlu

 

Yorumlar  

 
#1 siyAhbeyAzkızıl 2010-02-25 23:35
demirörene ait düşüncelerine katılmıyorum arman abimin.. ama kendisini çok iyi tanırım Beşiktaşlıdır.. Beşiktaş sevgisi içinde, maç günleri radyosu elinde, spikerin söyleyeceği gol haberini beklemekle geçer günleri..
 

Yorum ekleyebilmeniz için kayıtlı üye girişi yapmalısınız. Henüz üye olmadıysanız sitemize kayıt başvurusu yapınız.