
| İnadı İnat, Kırıldı Kırılacak Kanat ! |
| Salı, 16 Mart 2010 12:03 |
Ligin vasat altı takımlarından Denizlispor önünde oynanan futbola sıfat bulmak gerçekten zor. Mustafa Denizli ezberi, egosu, ençokbenbilirimciliği demiştim İBB maçı sonrasında. Maç ne olur tartışması yaparken, maçı rahat alırız iddiama, hoca sürpriz kadro çıkarmazsa şerhi düşmüştüm. Yanıltmadı sağ olsun. İbrahim Kaş’ın sağ bek, Toraman’ın ise buçuk stoper-buçuk defansif orta saha olarak görevlendirilmesi; kartal Necip’e performansından dolayı kulübede bekleme ödülü verilmesi hakikaten akıl alır gibi değil. Geçen hafta İBB’yi kolay geçen şablonu ve kadroyu o maçın 30. dakikasında bulan hoca, Denizlispor karşısında yine korkusunu dizginleyememiş. Evet, bunun adı korkaklık. Ligin en az gol atan takımına karşı hücum kanatlarını sürekli geriye taşıyıp savunmada yormanın, Toraman’ı bu tarzda kullanmanın mantığı nedir, biri anlatsın yahu. Heba edilen bir 45 dakika derken, en sonunda bir kornerde topun ön direğe atılmamasıyla gelen golün Denizli üzerinde olumlu etki yapacağını düşünme saflığına düştüm. Yapılacak değişiklikler bas bas bağırıyordu: Rezil Kaş çıkacak, İBB’yi pençeleyen Necip girecek, Toraman sağ beke geçecek, Tello’nun yerini duruma göre Ernst veya Tabata alacak ve sakat kurgudan dolayı kötü oynayan Fink de nefeslenecekti. Heyhat, 81’e kadar, boğulma sürecindeki takıma müdahale etmedi. Kayserispor ve İBB galibiyetlerinden sonra umutlananlara tersten çaktı yine. Puan tablosuna Beşiktaş’ın değil, Mustafa Denizli’nin ismi yazılsın; böyle egoya yakışan da budur. STALKER Etiketler: |



















