
| Myndos Geçişi |
| Pazartesi, 19 Ekim 2009 21:26 |
Myndos Geçişi, Emirhan Oğuz’un Ateş Hırsızları Söylencesi kitabının yirmi yıl sonraki yeni basımıyla birlikte Kırmızı Yayınları tarafından yayımlanıyor. Emirhan Oğuz’un ülkemiz tarihinin “ateş kuşağı”nın yaşadıklarını söylen diliyle anlattığı Ateş Hırsızları Söylencesi kitabı, “giderim inti” dizesiyle biter, Myndos Geçişi ise, “gideceğimiz yeri biliyoruz” isimli şiirle sonlanıyor. Bir bütünün parçaları gibi birbirini tamamlayan, tamamlarken konuşturan; ıstırabın içindeki umuttan söz alan kitaplar. Şiirsel menzilini “kara sadakat”ın, unutmaya ve unutulmaya itirazın oluşturduğu Myndos Geçişi, “Söylence”den belli ölçüde farklı olarak, yazılmamış bir tarihle ilgili düşülen yalın dipnotlardan öte “kişisel öyküler”i işliyor. Fakat bu kişisellik toplumsal olanla buluşmakta gecikmiyor. Şairin içinde mayalanan bakış diyalektik bir tamlığı koyuyor önümüze. Şairin bu kez doğrudan kardeşine ithaf ettiği kitap, Franco falanjizminin zindanlarında yaşamını yitiren Miguel Hernandez’in dizeleriyle açılır: “üç yarayla gelmişti: / aşk yarası, / ölüm yarası, / hayat yarası”.
Bu epigrafın ardından kitabın ilk şiiri olan “Adaya geçersek eğer” şiiriyle birlikte, hayat, aşk, yara ve ölüm arasında gidip gelen zorlu bir “geçişler” toplamı bizi bekliyor. “Devrim günleri” geri çekilmiş, “sevgilim, bu bizim hayatımız” denilen hayat farklılaşmış, susturulmuş şarkıların sarsıcı sessizliğiyle başbaşa kalınmıştır artık. Büyük bir deprem çöküntüsünün üzerinden, yıkılmış barikatların gecelerinden geçilmektedir. Bir hüzünlü kuşağın kendi Myndos’larının gündüz ve gecelerinden… Hikâye budur. Yola çıkılmış; sabahlardan, başlangıçlardan geçilmiş; alacakaranlıklarda direnmelerin, biz olabilmenin hazlarına varılmış; zifiri karanlıklarda yenilgilerin sorularıyla başbaşa kalınmış; debelenip doğrulunmuş; arkada bırakılmış ve bizim sanılan geniş toprakların, dönüldüğünde derin deprem yarıklarıyla parçalanmış olduğu görülmüştür. Sonrası vardır. Gelip bir geceyarısı bu yarıkların başında durulmuş; yarıklara bakma cesaretine hâlâ sahip olup olunmadığı sorusuyla ürperilmiş; sonra karanlığa, karanlığın içine, karanlığın içindeki kireç badanalı evden Alemdağ kışlasına, uzaklardan, başka kıyılardan günün, gecenin, sokakların, karşı dağların sisine bakılmıştır. Sonraki hayatların, aşkın, yaranın, kavganın, ölümün getirip bıraktığı yerden bakıldığında gidilecek yolun şarkısı ise bellidir: |
BARİKAT GİRİŞİ
KALEM KUTUSU
|
Yatamayana Atarlar |
| STALKER | |
|
Bir Aykırı Adam: İbrahim Üzülmez |
| MARMARA | |
|
Neredesin Sen? |
| ONEBLOOD | |
|
Yakında SonBarikatta |
| EGE | |
|
Yakında SonBarikatta |
| SİYAHBEYAZKIZIL | |
|
Yakında SonBarikatta |
| TAKSİM | |
|
Yakında SonBarikatta |
| IMMORTAL | |



















