
| Sponsora Gerek Yok, Beşiktaşlı'ya ŞEREF'i Yeter ! |
| Çarşamba, 05 Mart 2008 23:56 |
Sponsora Gerek Yok, Beşiktaşlı'ya ŞEREF'i Yeter ! Spor ve özellikle de futbol endüstrisinin, tüm dünyada kendi kurallarını dayattığı dönem devam ediyor ve her geçen gün bu süreç daha da keskinleşiyor. Bu sürecin tarihsel gelişimi gibi genel konulara hiç girmeden, direkt olarak Beşiktaş taraftarının, her geçen gün daha da derinden yaşadığı gelişmelere dair tavrını belirtmektir amacımız. Beşiktaş’ımız son süreçte piyasa bazlı, endüstriyel imzalı politik kuşatma sürecinden gayet ağırlıklı olarak payını aldı ve almaya devam ediyor. Uzun süredir normalleşmiş olan uygulamalar artık en temel değerleri alt etme ve Beşiktaş kimliğini eritme noktasına kadar geldi. “Kulübe kaynak yaratma” temel gerekçesi üzerine dayandırılınca, nasıl olsa her uygulamanın önü sonsuz şekilde açılacaktır, anlayışı da bu sürecin motoru oldu. Artık stat isminin de “satış” konusu yapılması ve resmi olarak dillendirilmesi son nokta olmuştur. Beşiktaş ve Beşiktaşlı kimliği herkesin bildiği gibi üstüne kitaplar yazılan, adeta yaşayan bir tarihin tarifi olmuş ve hala taraftarı tarafından yaşama geçirilmesinde en ufak bir tereddüt yaşanmayan bir anlayışın ürünüdür. Ancak Beşiktaşlı, artık o özenilen tarihi ve kimliği ile “günün gerekleri” denen ucubenin arasında sıkıştırılmaya doğru gitmektedir. “Günün gerekleri” denen şey bellidir: “Oyun” un kurallarıdır ve Beşiktaşlının kendini bu çirkef oyuna dayatması değil, bu “oyun” un kendisini Beşiktaş’a dayatmasıdır. Beşiktaş’ımızın ekonomik temelde içine düşürüldüğü sıkıntının bedeli, Beşiktaş ve Beşiktaşlı kimliğine ve değerlerine ödettirilemez. Sorunların aşılması için “kaynak gerekli” açıklaması ile de Beşiktaşlı, sonu görünmeyen yollara, dipsiz kuyulara çekilemez. Beşiktaşlıdan sahip olduğu biricik değerleri “satması”nı isteme noktasına gelmek, bu bozuk yolda başı dik ve biricik olarak yürürken, Beşiktaş’a çelme takmaktan başka bir şey değildir. Adı Beşiktaş ile özdeşleşmiş tüm olumlu anlayışları dile getirmek bile neredeyse “geçersiz” konuma getirilmeye çalışılıyor. Öz kaynak düzenine dair çok uzun süredir üretilmeyen politikalar ve Beşiktaş’ı kendine özgü kimliği ile yaşatacak iradeyi gösteremeyen anlayışlar, ortama hâkim olmuş piyasa akbabalarının Beşiktaş’ımızı da “pastanın büyük payı” olarak görmesine çanak tutuyor. “Hataları unutalım, hep birlikte sıkıntıları” aşalım deniyor; ama Beşiktaş’ın gerçek sahibi olan taraftarı soruyor : Ne pahasına ? Hangi bedellerle?
Beşiktaş’a ait her köşe başını, bu dünyanın en güzel bahçesinin her metrekaresini, bu dünyanın en güzel yolunun her köşe taşını, “satılabilecek” bir değer olarak görmek, adının önünü bırakın, bir kilometre mesafesine bile Beşiktaşlı sıfatının gelmemesi demektir.
|
Bunlar da ilginizi çekebilir
BARİKAT GİRİŞİ
KALEM KUTUSU
|
Para Üstü - Sakız |
| ABDULLAH DORUK KOÇ | |
|
Umutlanalım Dedi Müdür ! |
| STALKER | |
|
Bir Aykırı Adam: İbrahim Üzülmez |
| MARMARA | |
|
Mr. Zeytinyağı |
| ONEBLOOD | |
|
Geriden Gelmek Caiz midir? |
| IMMORTAL | |
|
Hayat Kadar Güzel İşte Beşiktaş |
| SİYAHBEYAZKIZIL | |
|
Bu İşler Böyledir ! |
| EGE | |
|
"Kenar Forvet Kavramı" ve Ali Kuçik |
| MUSTAFA DEMİRTAŞ | |
|
Yakında SonBarikatta |
| TAKSİM | |



Sponsora Gerek Yok, Beşiktaşlı'ya ŞEREF'i Yeter !
















